Geleceğin İnşaatçılarına Farklı Bir Kadrajdan Bakmak: 13. Genç İMO Yaz Kampı’nda Fotoğrafçılık Atölyesi
Geçtiğimiz yıl, Tamer Bey’in o içten davetiyle başlayan ve zihnimde unutulmaz izler bırakan 12.Genç İMO Yaz Kampı macerasının ikincisi için yeniden yola çıktığımda içimde tarifi zor bir heyecan vardı. 31 Ağustos - 5 Eylül tarihleri arasında, İzmir’in incisi Özdere’de gerçekleşecek olan bu geleneksel buluşma, benim için sadece bir fotoğrafçılık eğitimi değil, geleceğin mühendisleriyle yeniden bağ kurma fırsatıydı. Kendi aracımla sabahın erken saatlerinde Özdere Spor Tesisleri’ne vardığımda karşılaştığım tanıdık yüzler, doğru yerde olduğumu bana bir kez daha fısıldadı.
Türkiye’nin dört bir yanından gelen inşaat mühendisi adayı gençlerin kampa heyecanla giriş yapışını, odalarına yerleşme telaşını izlerken kendimi bir anda geçen yılın tatlı acemiliğini düşünürken buldum. Geçen sene 10 gün süren kamp, bu yıl daha yoğun ve dinamik bir yapıyla 5 güne indirilmişti. Süre kısaydı ama gençlerin öğrenme iştahını bildiğim için içim rahattı. Nitekim kampın ilk günü yapılan tanışma toplantısının ardından atölye seçimlerine geçildiğinde; tiyatro, modern dans ve gazetecilik gibi harika disiplinlerin arasından sıyrılıp fotoğrafçılık atölyemize katılan 18 pırıl pırıl gençle yolumuz kesişti.
Kampın ritmi muazzamdı; sabahları İzmir’in vazgeçilmezi gevrek ve boyozla yapılan kahvaltıların ardından gençler teknik seminerlerine koşarken, biz de seminer sonrası fotoğrafçılık atölyemiz için dışarıda sakin bir köşede toplanıyorduk. Onlara ilk söylediğim şey şu oldu: "Fotoğrafçılık bu kadar kısa sürede tamamen öğrenilmez; ancak fotoğraftaki en önemli şey kompozisyondur. Kompozisyonun en etkili yöntemi ise hayata ve objelere farklı bakış açılarıyla bakabilmektir."
Bu felsefe, sadece iyi bir vizör kullanıcısı olmak için değil, aslında bir mühendisin tüm yaşamı boyunca sorunlara ve dünyaya yaklaşımı için de temel bir anahtardı. Gençleri serbest bıraktığımda, herkesin yürüdüğü ya da durduğu olağan yaşam standartlarındaki bakış açısını yıkmalarını istedim. Kimi bir çiçeğin önünde eğilerek perspektif arıyor, kimi kamp panolarındaki logolarla kompozisyon deniyor, kimi de arkadaşlarını model yaparak ışığı yakalamaya çalışıyordu. Kampın en özgür atölyesiydik; sadece teoride kalmıyor, sahil kenarına iniyor, anı yakalarken bir yandan da kampın tadını çıkarıyorduk. Günler boyunca gençlerin çektiği fotoğrafları tek tek inceledik, yapıcı eleştirilerle doğrusunu tartıştık ve her seferinde daha iyisini çektiler.
Tabii ki kamp sadece atölyelerden ibaret değildi. Öğrenciler için olduğu kadar benim için de ufuk açıcı olan seminerler, akşamları Tamer Bey’in organize ettiği o muazzam kaynaşma oyunları ve gösteriler kampa gerçek ruhunu veriyordu. Hepsinden öte, öğrencilerin her gün bir atölye olarak üstlendiği yemek dağıtım sorumluluğu görülmeye değerdi; "Dans etmeyene yemek yok", "Gülümsemeyene porsiyon yok" esprileriyle rutin bir işi bile festival havasına çeviren bu gençlerin enerjisi, bana da müthiş bir güç aşıladı. İMO yönetiminin yarattığı bu özgürlük alanı, gençlerin birbirini daha yakından tanımasını ve gerçek bir aile olmasını sağladı.
Ve o büyük final gecesi... Sahne sırası atölyelere geldiğinde gurur verici bir tabloyla karşılaştık. Tiyatronun harika oyunu, modern dansın büyüleyici gösterisi, gazetecilik atölyesinin hazırladığı basılı gazete ve video röportajlar kampın ne kadar üretken geçtiğinin kanıtıydı. Biz de fotoğraf atölyesi olarak 5 günlük yoğun emeğimizi, tüm kampın katıldığı etkileyici bir PowerPoint fotoğraf sunumuyla taçlandırdık. Gençlerin gözlerindeki o başarma sevincini görmek her şeye değerdi.
Bu harika organizasyonun arkasındaki görünmez kahramanlar olan öğrenci kamp komitesine, öğrencilere bu nefes alanını sağlayan İMO yönetimine, emek veren tüm eğitmen arkadaşlarıma ve elbette bana güvenerek bu güzel yolculuğa ikinci kez dahil eden sevgili Tamer Bey’e sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Geleceğin inşaat mühendislerinin, aldıkları bu vizyonla sadece sağlam binalar değil, hayata estetik ve farklı açılardan bakan çok parlak bir gelecek inşa edeceklerine inancım tam.
Bir sonraki kampta, yeni kadrajlarda buluşmak üzere!
Murat Topay
Fotoğraf Atölye Eğitmeni